Kurban Bayramında Dini Görevlerimiz

Kategori: Kurban Hakkında Yazılar | 0

Kurban Bayramında Dini Görevlerimiz Malum olduğu üzere senede iki bayramımız vardır. Bunlar Ramazan bayramı ve Kurban bayramıdır. Bu bayram günlerinde her Müslüman’ın yapması vacip olan bir takım vazifeleri bulunmaktadır. Sene de sadece iki defa olduğundan bu vazifeleri hatırlamakta faide olacaktır. Kurban bayramında yapılması gereken dinî vecibeleri şöyle izah edelim.

Bayram Namazı:
Bayramlarda her Müslüman’ın ilk yapması gereken işlerden biri bayram namazı kılmaktır. Bayram namazı hicretin ikinci senesinde meşru kılınmıştır. Biz Hanefilere göre; Kendisine cuma namazı farz olan kişinin, bayram namazı kılması vaciptir. Bayram namazı camide cemaatle kılınır. Tek kılınmaz. İki rekât olan bayram namazında ezan okunmaz, kamet getirilmez. Bayramlar, Allah’ın bu ümmete birer hediyesi ve ikramıdır. Nitekim Enes b. Mâlik’ten (Allah ondan râzı olsun) rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve selem) Medine’ye geldiklerinde, Medinelilerin eğlendikleri iki günleri vardı. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve selem) Bu günler nedir? diye sordu. Medineliler: Biz câhiliyet devrinden beri bu günlerde eğleniriz, dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve selem) şöyle buyurdu: Şüphesiz Allah size, o iki günün yerine daha hayırlı olan iki bayramı: Kurban bayramı ile Ramazan bayramını vermiştir.” Bayram günlerinde erken kalkmak, yıkanmak, misvak kullanmak, gülyağı ve benzeri hoş koku sürünmek, giyilmesi mubah olan elbiselerden en güzel ve temizini giymek, Yüce Allah’ın nimetlerine şükür için neşe ve sevinç göstermek, karşılaşılan mümin kardeşlere karşı güler yüz göstermek, elden geldiği kadar fazla sadaka vermek, Bayram gecelerini ibadetle geçirmek müstahab ve güzel bulunmuştur.

Bayram günlerinde varsa dargınlar barıştırılır. Yoksullar, yetim ve öksüzler sevindirilir. Zira hadisi şerifte şöyle gelmiştir. “Bir Müslüman’ın, din kardeşini üç günden fazla terk edip küs durması helâl değildir.” Sehl İbnu Sa’d (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdu ki: “Ben ve yetime bakan kimse cennette şöyleyiz.” Orta parmağı ile başparmağını yan yana getirip aralarını açıp kapayarak işaret etti. Kurban kesmek Bayram namazından sonra ikinci olarak yapmamız gereken vazifemiz ise kurban kesmektir. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve selem)’de böyle yaptığı ve ashabına da böyle yapması gerektiğini dile getirerek şöyle buyurmuştur: Berâ b. Âzib (r.a.)’dan şöyle rivayet edilmiştir: “Kurban bayramı namazında Peygamber efendimizi hutbe okurken işittim. Şöyle diyordu: “Bugün ilk yapacağımız şey bayram namazı kılmak, sonra dönüp kurbanlarımızı kesmektir. Kim böyle yaparsa bizim sünnetimize uygun hareket etmiş olur.” Kurban Bayramında ibadet niyeti ile kurban kesmek, hür, mukîm (yolcu olmayan), müslim ve zengin kimseye vacibdir. Vacib olan kurban görevi, Hak yolunda fedakarlığın bir nişanıdır. Allah’a itaatin, teslimiyetin ve verdiği nimetlere karşı şükrün bir ifadesi olan kurban’dan maksat et yemek veya et yedirmek değil, Allah’a yaklaşmaya bir vesile olmasıdır. Ayeti kerimede “Ne onların etleri Allah’a ulaşır, ne de kanları.

Sizden Allah’a ulaşacak olan takvanızdır.” Buyrularak kurbanda taşınması gereken niyetin, takva ölçüsü olduğu ifade ediliyor. Takva arttıkça kurbiyet daha da hâsıl olacaktır. Bâhusus Kurban bayramında gündeme gelen şu duruma da değinmek istiyoruz: “Her sene kurban bayramında duymuş olduğumuz “vahşet, cinayet” gibi nitelendirmeler, İslam’ın özünü, aslını anlamadan, düşünmeden söylenen kıymetsiz bir takım sözlerden başka bir şey değildir. İslam’a aykırı olan bu söylevlerde bulunmak durumunda iş ciddi, tehlike büyüktür. Zira burada Allah’ın meşru kıldığı bir ibadeti ve de İslam dininin şeâiriden, sembollerinden addedilen ilahi bir simgeyi hafife alma, kabul etmeme durumu söz konusu olacaktır ki, bunun da cezası Allah nezdinde pek büyüktür. Nitekim Allah’ın nişanelerine yani şeâirine saygı göstermemek, Allah’a saygı göstermemek demektir.

3- Teşrîk Tekbirleri
Teşrik tekbiri, Kurban bayramı günlerinde farz namazlardan sonra getirilen tekbirlerdir. Kurban Bayramının ilk gününe “yevm-i nahr”, diğer üç güne ise “eyyâmü’t-teşrîk (teşrîk günleri)” denir. Bayramdan bir gün önceki güne de “arefe günü” denir. Arefe günü sabah namazından itibaren bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar, yirmi üç farz namazının arkasından birer defa “Allahu ekber Allahu ekber, Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber. Allahu ekber ve lillahi’l-hamd” diye tekbir getirilir ki, buna “teşrîk tekbiri” denir. Anlamı şöyledir: “Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Allah’tan başka ilâh yoktur. O Allah her şeyden yücedir, Allah her şeyden yücedir. Hamd Allah’a mahsustur”. Tekbirlerin bu şekli Hz. Ali ve Abdullah b. Mes’ûd (r. anhümâ)’ya dayanır. Teşrîk tekbirlerinin başlangıcı Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban etme olayına kadar uzanır. İbrahim (a.s), gördüğü sahih rüya üzerine oğlunu Allah yolunda kurban etmeye karar verir. Kurban hazırlıkları sırasında Cebrail (a.s) gökten buna bedel olarak bir koç getirir. Dünya semasına ulaştığında Cebrail (a.s); “Allahu ekber Allahu ekber” diyerek tekbir getirir. İbrahim (a.s) bu sesi işitince başını gökyüzüne çevirir ve onun bir koçla geldiğini görünce; “Lâ ilâhe illâllahu vallahu ekber” diye cevap verir. Bu tekbir ve tevhîd kelimelerini işiten ve kurban edilmeyi bekleyen İsmail (a.s) da; “Allahu ekber velillâhi’l-hamd” der. Böylece kıyamet gününe kadar sürecek büyük bir sünnet başlatılmış olur.

1- (Ebu Davud; hadis no: 1134. Nesâî; hadis no: 1556. )
2- Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bayram ve Bayram Namazları bahsi.
3- Buhârî, Edeb 57, 58, 62; Müslim, Birr 23, 24, 28, 30-32.
4- (Buhari, Talak 14, Tirmizi, Ebu Davud)
5- (Buhârî, Cumua, 48)
6- (Hacc, 22:37)
7- Hac, 22/34
8- es-Saffât, 37/102, 107;
9 el-Mavsılî, el-İhtiyar li Ta’lîli’l-Muhtar, Kahire (t.y), I, 87, 88).

Bir Cevap Yazın